“Bebek-çocuk sektörü yetişkin hazır giyim ticaretinden %50 daha hızlı büyüyor”

94

Türkiye’nin hazır giyim sektöründeki performansını dünyaya kıyasla nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hazır giyim ve tekstil endüstrisi, uzun yıllardır dünyada en çok uluslararası ticareti yapılan mallara konu olduğu için en çok globalleşmiş sektörlerinden biri olarak kabul edilir. Türkiye, bu globalleşmeden payını alarak, 1980-2000 yılları arasında sektörde yıllık ortalama %20.5 büyüme yakalamıştır. 2000li yıllardan itibaren Çin’in rekabet baskısı karşısında pazar payı kaybetmiş olsak da hala sektördeki büyümesini devam ettiren güçlü konumunda bir ülkeyiz. 2018 yılında dünyada yaklaşık 480 milyar dolar olarak gerçekleşen hazır giyim ihracatının içinde, 15 milyar doları geçen ihracatıyla dünyanın en büyük 7. hazır giyim ihracatçısı Türkiye’dir.

Bu rakamlarla hazır giyim sektörü, 2018 yılında ülkenin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü oldu.

Peki, bebe-çocuk giyim sektöründe durum nasıl?

Küresel hazır giyim sektörünün içinde bebe-çocuk giyim alt sektörü yüksek büyümesi ile öne çıkıyor. Öyle ki yılda ortalama %4 büyümüş olan yetişkin hazır giyim sektörüne karşın bebe-çocuk giyim sektörü %6 büyüyor. Yani bebe-çocuk sektörü yetişkin hazır giyim ticaretinden %50 daha hızlı büyümekte. Trademap verilerine göre, yaklaşık 20 milyar dolar ticaret hacmine sahip olan küresel bebe-giyim endüstrisinin içinde Türkiye en büyük 10 ihracatçı ülke konumundadır ve toplam ihracat içinden %2.6 pay alıyor. Sektördeki üretici yoğunluğu açısından en büyük ve fazla sayıda oyuncu Bursa, Denizli ve İstanbul’da bulunuyor. Bursa, üretimin %80’ini yapan ilimiz. Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre Bursa’nın bebe giyim ihracatı 2012-2017 yılları arasında yılda ortalama %24 büyüdü. Bu da Türkiye’nin sektördeki güçlenen konumunu gösteren bir başka işaret.

Bebe-çocuk giyim sektörünün geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bebe-çocuk giyim sektörü bereketli, geleceği parlak bir endüstri. Bu sektörde yer alan şirketler, ihracata istekli, esnek kabiliyetlere sahip ve girişimcilik ruhunun kuvvetli olduğu şirketler. Modern dünyanın rekabetçi şirket uygulamalarından uzak olmasına rağmen pek çok şirketin işlerini yürütmeye devam etmesi bu bereketten dolayıdır. Başka iş kollarında affedilmeyecek stratejik hataları tolere eden güzel bir sektör. Bu bereketin üzerine bir de doğru yöntemler kullanmaya başlayanlar, yani “iyi yönetim” uygulamalarını benimseyenler ise gözle görülür farklar ortaya koyuyor. Sektörde son 4 yılda 18 kat büyüyen işletmeler var. Konu sadece adet-ciro büyümesi değil tabi ki. Sürdürülebilir bir yönetim yapısı oluşturmak, sürekli iyileştirme çemberleri kurmak, bilgi teknolojilerini kullanarak altyapılar oluşturmak bu başarılı şirketlerin diğer özellikleri. Bu şirketler; yıllık ürün ağacı oluşturmaktan, üretim planlamasına, kalite güvence sistemi kurmaktan, müşteri eylem planlarına, sıhhatli bir nakit akım planlamasına ve en sonunda parayı kasaya koyuncaya kadar zincirin 25 halkasını birbirine bağlamakta ve en zayıf halkalarını güçlendire güçlendire ilerliyorlar.

Bebe-çocuk giyim sektöründe faaliyet gösteren şirketler nelere dikkat etmelidir?

Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında, bebe-giyim sektöründeki en zayıf halkası pazarlama uygulamaları. Sektördeki şirketler üretmeyi bir şekilde başarmış olsa da, doğru bir müşteri politikası oluşturmak, hedefli müşteri yönetmek, müşteri müzakerelerini bilgi temeline dayandırmak, şirketin pazarlama kaynaklarını doğru yerlere sevk etmek, ürün grubu yönetimini müşteri odaklı hale getirmek için yapılacak pek çok çalışma var.

İşletme sahiplerinin pazar dinamiklerini iyi anlayarak, şirketlerine çok iyi liderlik etmeleri gerektiğine inanıyorum. Çünkü liderlik eksikliği çok pahalıya mal olan bir yetersizliktir.