“Hedefimiz annelerin hayatını iyileştirmek”

20

Philips Ortadoğu ve Türkiye Pazarlama Direktörü Sibel Yıldız, marka olarak amaçlarının annelerin hayatını iyileştirmek ve hayatlarına dokunmak olduğunu söyledi. Yıldız, 2025 yılına kadar üç milyar insanın hayatını bir şekilde iyileştirmeyi hedeflediklerini anlattı.

 

Philips Ortadoğu ve Türkiye Pazarlama Direktörü Sibel Yıldız, şirket olarak insanların hayatlarını iyileştirmek ve onların hayatlarını anlamlı kılmayı amaç edindiklerini söyledi. Avent’in annelerin arasında çok tercih edilen bir marka olduğu ama buradaki hedeflerinin de daha fazla ürün satmak değil annelerin hayatını iyileştirmek ve onların hayatlarına dokunmak olduğunu vurguladı.

Sibel Yıldız, uzun yıllardır Philips’in çeşitli kademelerinde görev almış bir isim. İki kız annesi Yıldız, doğum izninin ardından birkaç ay önce tekrar profesyonel yaşamına döndü. BabyNews Türkiye’ye konuşan Yıldız, Avent’in anneler için yaptığı sosyal sorumluluk projelerini ve bunların etkilerini anlattı. Avent, Philips bünyesine 2006 yılında dâhil olurken marka Türkiye piyasasına 2008 yılında giriş yaptı. Philips Avent, geçtiğimiz 10 yıldan bu yana Türkiye’deki annelere ulaşıyor.

Yıldız, “Avent’te bizim hedefimiz doğuştan başlayıp oyun parkına ürün gamımızla bebeklere dokunmak. Philips Avent markamızla sağlıklı bir neslin bebeklikten başladığına inanıyoruz ve bunu kendimize misyon ediniyoruz. Bu yüzden annelerin daha fazla bebeklerini emzirmelerini istiyoruz ve bu konuda çeşitli sosyal sorumluluk projelerine imza atıyoruz. Bunlardan bir tanesi ‘Süt Saatim’ projesidir. Bu projelerin hepsi sağlıklı yaşam döngüsü içerisinde kişisel sağlık olarak yer aldığımızın somut örnekleri” dedi.

Süt Saati projesinin ortaya çıkışını anlatan Sibel Yıldız, “2015 yılında emzirme haftası döneminde zaten çeşitli aktiviteler yapıyorduk. O dönemde aramızda çok anneler, doğum izninden dönenler de vardı. Şöyle bir gerçeği fark ettik: Çalışan bir anne, doğum izninden döndüğünde bir bocalama dönemine giriyor. Özellikle de çalıştığı ortamda eğer süt sağma odası yoksa anne için daha da travmatik bir hale geliyor. Psikolojisini çok kötü etkiliyor. Bizim bununla ilgili çıkarımlarımız vardı ama yine de bir araştırma yaptık. Araştırma gösterdi ki Türkiye’de şirketlerin yüzde 70’nin süt sağma odası yok” dedi.

106 şirkette süt sağma odası yaptık

Kurumlarda emzirme odalarının olmaması yüzünden annelerin, bebeklerini kısa bir süre emzirebildiklerini çünkü bir süre sonra pes ettiklerini anlattı. Annelerin bebeklerini daha fazla emzirmeleri için ‘Süt Saatim’ projesini hayata geçirdiklerini belirten Yıldız, “Süt sağma odası olmayan şirketlere çağrıda bulunduk. Bizim belirlediğimiz kriterlere uygun odalar sağlayın; biz de kendi ürünlerimizi bedelsiz verelim. Emzirme odası kurmak isteyen şirketlere hem danışmanlık veriyoruz, hemde ürünlerimizi paket haline getiriyoruz. Süt sağma pompasından göğüs pedlerine kadar… Şu ana kadar 106 şirkete süt sağma odası kazandırdık. Bunun anneler üzerindeki pozitif etkisini görüyoruz” diye konuştu.

Çok yoğun başvuru aldıklarını belirten Yıldız, bu proje sayesinde hem anneleri hem de bebekleri desteklemiş olduklarının altını çizdi. Philips Ortadoğu ve Türkiye Pazarlama Direktörü Sibel Yıldız, üç yıldır da Anneler Konuşuyor etkinliği düzenlediklerini söyledi. Annelerin yoğun talebi üzerine 2018’de İstanbul’un yanı sıra Ankara ve İzmir’de bu etkinliği gerçekleştirdiklerini ve bu yıl toplamda 450’den fazla annenin katıldığını anlattı.

Yıldız, “Her annenin imtihanı farklı oluyor. Farklı süreçlerden geçiyorlar. Bazen kendinizi o kadar yalnız hissediyorsunuz ki ‘Bu niye benim başıma geldi? Sadece ben mi bunu yaşadım?’ diye sorguluyorsunuz. Biz de ‘Annelerden Annelere İlham Veren Hikayeler’ sloganı ile farklı süreçleri yaşamış olan anneleri bir araya getirip hikâyelerini paylaşmalarını sağladık. Duygusal anlar da oldu. Bu hikâyeleri sosyal medya mecralarında paylaştığımız gibi küçük videolar haline getirdik. Anneler internette bunlara hâlâ ulaşabiliyor. Bu etkinlik, gurur duyduğumuz etkinlerden biri,” dedi.

Yıldız, ‘Anneler Konuşuyor’ projeside aldıkları yorumlar ve idindikleri tecrübelerden yola çıkarak 0-3 yaş aralığına ilişkin olarak ‘Bebekler Sağlıkla Büyüyor’ projesini yaptıklarını belirtti. Yıldız, “Bu konuda Profesör Doktor Haluk Yavuzer’i yanımıza aldık. Bu konuda duayen bir hocadır. Kitabı üzerinden on dört tane video çektik. Mihenk taşları için bir kontrol listesi de oluşturduk ve annelere güvenilir bilgilerle buluşturmak için sosyal medya hesaplarımızdan paşlaştık” diye konuştu.

Sibel Yıldız, Kalbinin Resmi Projesi ile doğumsal kalp hastalıklarından başlayarak tüm kalp rahatsızlıkları için bir farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Doğuştan kalp rahatsızlığı oranının çok yüksek olduğunu ama bunun erken teşhisle önlenebildiğini ancak birçok annenin bunu fark edemediğini söyledi. Türkiye’de ve dünyada doğumsal kalp hastalıkları yaklaşık olarak her yüz doğumdan birinde görülüyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 13-15 bin bebek doğumsal kalp hastalığı ile doğuyor ve 125 bin kişi ise kalp krizinden hayatını kaybediyor. Yıldız, “Anneleri bu konuda bilinçlendirmek istedik. Çocuk Kalp Vakfı ile bir araya geldik, kendisi de doğuştan kalp hastası olan Çınar’ın hikâyesi bizi çok etkiledi. Güzel videolar hazırladık. Daha fazla insana ulaşmaya çalıştık,” dedi.

 

“3 milyar insanın hayatını iyileştireceğiz”

Sibel Yıldız, şirketin amacının daha fazla MR veya ultrason cihazı satmak olmadığını, tam tersine insanların daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri için bilinçlendirmek olduğunu vurguladı. 2016 yılında şirketin kendisini bir sağlık teknolojileri şirketi olarak konumlandırdığını ve sağlık döngüsüne önem verdiklerini kaydetti. Yıldız, “Global olarak misyonumuz ve vizyonumuz insanların hayatlarını iyileştirmek ve 2025’e kadar 3 milyar insanın hayatını iyileştirmeyi hedefliyoruz” dedi. İnsanların hayatlarını iyileştirmenin her zaman bir yolu olduğunu vurgulayan Sibel Yıldız, “Her zaman inovasyonlarımızı insanların ihtiyaçlarından hareketle yapma yönünde ilerledik. Yani, insanın ihtiyacından harekete geçen inovasyonlar. Hem bizim lokal aktivitelerimiz hem de küresel alandakiler bu marka vaadimizi gerçekleştiriyoruz” dedi.

Prematüre bebekleri sahiplendik

  Philips Ortadoğu ve Türkiye Pazarlama Direktörü Sibel Yıldız, Türkiye’de her yıl 140 bin prematüre bebeğin doğduğunu anlattı. Bu yüzden Prematüre Bebek Ebeveyn Danışmanı İnci Candemir ile Prematüre Bebek Destek Projesi’ni gerçekleştirdiklerini aktardı. Candemir’in kitabına sponsor olmanın yanı sıra ailelere prematüre bebek noktasında destek toplantıları düzenlediklerini vurguladı. Yıldız, “Hastanelerin de desteğe ihtiyacı olduğunu gördük. Devlet hastanelere gerekli ekipmanı sağlıyoruz. Yoğun bakım ünitesindeki hemşirelerin de desteğe ihtiyacı olduğunu fark ettik. Bu hemşirelerin eğitimine de başlıyoruz. Kısacası, prematüre bebekleri sahiplendik.  Annelere destek olmaya çalışıyoruz. Anne-bebek toplantılarında gördüğümüz anneler bundan çok mutlu oluyorlar. Hep beraber bir araya gelip yaşadıklarını paylaşıyorlar” dedi.